Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Türk Edebiyatı'nda psikolojik romanlara örnek olarak verilebilir. Küçüklüğünden beri dizindeki yaradan çeken 16 yaşındaki bir çocuğun iç dünyasını anlatır roman. Bu çocuk içine kapalı, yaşına göre çok olgun ve entelektüel bir kişiliğe sahiptir.

Ömrü hastane köşelerinde geçen çocuk, paşa akrabasının kızına aşıktır. Fakat kız hem kendisinden büyüktür hem de bir başka taliplisi vardır. Platonik aşkı Nüzhet için Zengin, sağlıklı, yakaşıklı doktor Ragıp ile rekabet edemeyeceğini bilen kahramanımız daha da içine kapanır. bacağındaki yara için hastaneye yatar, fakat sevdiği kız Nüzhet ziyaretine hiç gelmez.

Roman, bir hastane odasında son bulurken, kahramanımızın iç dünyasında hiç bir olay çözümlenmez, yazar romanın sonununu okuyucunun tamamlamamasını ister.





Anahtar Kelimeler: edebiyat, dokuzuncu hariciye koğuşu eleştiriler, dokuzuncu hariciye koğuşu kısa özet, dokuzuncu hariciye koğuşu ne anlatıyor, dokuzuncu hariciye koğuşu özet, dokuzuncu hariciye koğuşu yorumlar, peyami safa eseleri özetleri, peyami safa romanları özeti